Yılın ilk 6 ayında 47 bin esnaf iflas ederek kepenk kapattı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Malatya’da gerçekleştirdiği basın toplantısında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

“Önümüz Kurban Bayramı, ne yazık ki bayramda AKP’nin emekliye vermiş olduğu ikramiyeyi de konuşmak gerekiyor. Genel Başkanımızın önerisi daha önce bu ikramiyenin 1500 TL olmasıydı, şimdi emekliye 1100 TL ikramiye veriliyor. 100 TL’lik ikramiye zammı ise cebe girmeden buhar oldu. Pirinç 2020 yılında 10,79 TL iken bu  yıl 12,90 TL oldu. Geçen yıl 1000 TL ikramiyeye 92 kg pirinç alınırken, şimdi 1100 TL’ye 84 kg pirinç alınıyor. Emekli 8 kg daha az pirinç almak zorunda. Emekli geçen yıl ikramiyeyle 187 kg bulgur alırken bu yıl 183 kg bulgur alabiliyor. Emekli en çok tükettiği ekmekten geçen yıl 160 adet alabilirken bu yıl 144 adet alabiliyor. Bir yıllık süreçte, emekli ikramiyesiyle 476 adet yumurta, 40 kg domates, 32 kg patates, 10 kg mercimek daha az alıyor. Emekliye verilen 100 TL ikramiye cebe girmeden daha fazlası alındı. Plan Bütçe Komisyonu’nda ‘emekliye 2 bin TL ikramiye verilsin’ önergemiz AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Bayram ikramiyesine sadece yüzde 10’luk zam yapılırken sıvı yağ yüzde 58, yumurta yüzde 46, kırmızı et yüzde 28, domates yüzde 27, ekmek yüzde 22, pirinç yüzde 19, şeker yüzde 19 zamlandı. Emekliye sadaka verir gibi ikramiye verdiler. Emeklilerin maaşları da zaten yeterli değil. 1500 TL alan emekliye zam gelmediğini de unutmayalım. Emeklinin bu bayramda da yüzü gülmeyecek.”

Yılın ilk 6 ayında 47 bin esnaf iflas ederek kepenk kapattı

“Esnaflarımız için normalleşmeyle beraber iflaslar artar demiştik. Toplam ilk 6 ayda 47 bin 572 esnaf kepenk kapatmış durumda. Öyle ki, esnafa destek verilmediği için ve esnaf kapalı olduğu dönemde vergi alınmaya devam ettiği için kepenk kapatmak zorunda kaldı. Esnaf kapalıyken BAĞKUR primlerini ödemeye devam etti, yirmiye yakın vergisiyle elektrik, su ve doğalgaz faturalarını ödedi. Mayıs ayında sicil ve meslekten terkinini yapan esnaf sayısı 3 bin 893 iken Haziran ayında bu rakam yüzde 94 artarak 7 bin 568’e yükseldi. Esnaf bayrama eşiyle ve çocuğuyla beraber açlık içerisinde girecek.”

2023 neyin eşiği, Cumhuriyetten rövanş mı alacaksınız?

TRT bu ülkede yaşayan herkesin vergisiyle ayakta kalan bir kurum. Geçtiğimiz gün TRT’nin yönetim kurulu sayısı 7’de 9’a yükseldi. Yeni kişilere arpalık dağıtılsın diye burada kadro sayısı artırıldı. Atananlar ise SETA Vakfı’ndan, sanki ülkeyi AKP değil SETA Vakfı yönetiyor. İbrahim Kalın, Pergoleci Fahrettin gibi isimlerin hepsi SETA Vakfından yetişmiş isimler. Yeni atananlar ise Pelikancılardan, bunlar yemle değil, haramla besleniyor. Bunlar kadar insan emeğini iç eden, haram yiyen başka böyle bir grup yok. TRT’ye pelikan kuşları atandı. 15 Temmuz’dan önce Gülen’e övgüler dizen, Türk Bayrağını tartışmaya açan bir kadını TRT’ye atadılar. TRT tam bir haram medyası oldu. Sabah gazetesinin egemenliğinde bir kurum oldu. Cumhurbaşkanı ‘2023 yeni bir eşik’ diyor. 2023 neyin eşiği, rejimini mi değiştirmenin eşiği? Cumhuriyetin 100. kuruluş yıldönümünde Cumhuriyetten rövanş mı alacaksın? Türkiye bunların sayesinde dünyanın en itibarsız ülkelerinden birisi. Siz bu kardeşinize verin yetkiyi göreceksiniz faizi, doları diyordu, şimdi geldiğimiz durumu ortada.”

AKP’li belediyeler insan kaçakçılığında yeni bir çığır açtılar

“Malatya Yeşilyurt Belediyesi’ni kutlamak lazım. Tüm dünyaya yeni bir tür insan kaçırma yöntemi öğretti. Bu işin içinde para var. Ne yapmışlardı, ‘Çevreye Duyarlı Birey Yetiştirme’ adıyla insan kaçırdı. Adana Karataş Belediyesi de mehter takımı göndermişti, işin ilginç yanı Karataş Belediyesi’nin mehter takımı yok. Peki gidenler döndü mü, Mehter Takımından giden her iki kişiden biri döndü, iki ileri bir geri… Kocaeli Kandıra Belediyesinde de benzer bir skandal çıktı. Boksör takımını Hollanda’ya göndermiş, Kandıra’nın boksör takımı var mı, yok. 2020 yılının sonunda göndermişler, müsabaka var mı, hayır. O dönem pandeminin en yoğun olduğu dönem. Peki boksör takımının yaş ortalaması kaç, altmış. Bu iş de parasız olmadı. Yeşilyurt Belediyesi, Türkiye’de insan kaçakçılığıyla ilgili çığır açtı. Cezalandırılan bir kişi var mı, yok. Utanma var mı, o da yok. CHP’yi suçluyorlar. Her şey kaybedilir, yerine getirilir. İş kaybedilir, iş bulunur, para yoktur, para kazanılır. Ama ahlak böyle değildir. En muhafazakâr geçinen parti döneminde ahlak bitirildi. Bu dini kullananlarda her türlü pislik var, rüşvet, kayırmacılık, hırsızlık hepsi var. Olmayan tek şey ahlak, utanma duygusu. Pasaport bir ülkenin onurudur, şerefidir. Pasaportunuz itibarlıysa ülke de itibarlıdır. Yeşilyurt Belediyesi sayesinde artık yeşil pasaport bile sorgulanıyor. Yakında birkaç belediye daha ortaya çıkacak.”

OHAL yetkileri kurda kuzu teslim eder gibi Soylu’ya veriliyor

“Torba Yasayla OHAL’in uzatılması gündeme geldi. Bu kararla gözaltı sürelerinin 12 güne uzatılması, mahkeme kararı olmaksızın kamu görevlilerinin ihracı, TMSF’nin şirketlere kayyım ataması gibi uygulamalar getirilecek. Darbe girişiminden 5 yıl geçtikten sonra getirilen bu tasarının bir anlamı yok. Can ve mal güvenliği olmazsa bu ülkeye kimse yatırım yapmaz. Bu ekonomiye vurulmuş bir darbe olacak. Bir de FETÖ Borsası var, bu yöntemle iş insanlarının mallarına çöküyorlar. İktidarla ortak olup insanları tehdit edip mallarına çöküyorlar. Fakir fukara bankanın önünden geçtiği için meslekten ihraç edilirken zenginler FETÖ Borsası’na para bastırıp işi içinden çıkabiliyor. Bu OHAL yetkisi şimdi İçişleri Bakanlığına veriliyor. Bakan Soylu, Veyis Ateş, Özışık kardeşlerin hepsine koruma, çakarlı araç vermiş. Sezgin Baran Korkmaz’dan 10 milyon Euro istediği iddia edilen birisi. Ayrıca Esenyurt’ta bir kasası olduğu söyleniyor. Aynı Soylu tarafından birtakım gruplara 100 bin silah dağıtıldığı iddiası var. Paramount Otel’in sahibiyle de yakın ilişkisiyle biliniyor. İşte OHAL yetkisi kurda kuzu teslim eder gibi bu iddiaların sahibi Soylu’ya veriliyor. İktidarımızda ilk işimiz bu OHAL yetkilerini kaldırmak olacak.”

Türkiye’yi yönetenler üreticilerin değil, yabancı şirketlerin sözcülüğüne soyundular

“Tütün meselesi Malatya ve Adıyaman için hava ve su kadr önemli. Özellikle Doğanşehir’de tütün binlerce ailenin geçim kaynağı. Geçtiğimiz hafta meşru ve hakılı bir eylem yapıldı. İnsanlar ekmeği için sokağa çıktılar. Adıyaman Milletvekilimiz Abdurrahman Tutdere’yle tütün mücadelesini Meclis’te vermeye çalıştık. En son tütün üreticileri gözaltına alınıp tutuklandı. Adıyamanlı tütüncüler de faşizmle tanıştı, terörist muamelesi gördü. Herkes bir gün terörist olmayı tadacak. Şimdi geçirilmek istenen yasa, Adıyaman’daki Abuzer dayıları yok eden Philip Morris’leri zenginleştirilen bir yasa. Kooperatifler aracılığıyla üreticiler bitirilmek isteniyor. Tütünü üretmek serbest, satmak 3 yıla varan hapisle cezalandırılacak. Türkiye’yi yönetenler, fakirlerin değil, zenginlerin yanında. Yerliyiz ve milliyiz diyenler, tütün üreticilerini cezaevine atıyor, British Tobacco’nun sözcülüğünü yapıyorlar. Eylemler sayesinde bu yasa 6 ay ertelendi ancak erteleme değil, yasanın tümden kaldırılması gerekiyor.”

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Diğer Haberler